Başkanın Mesajı – Ekim 2014

Cumhuriyet özgürlüktür

Her 29 Ekim’de, cumhuriyetle birlikte özgürlüğün ve bağımsızlığın da bayramını kutluyoruz.

Çağdaş demokrasinin en önemli şartlarından biri de anayasadır şüphesiz. Millî irade ve millî egemenlik, bireylerin hak ile özgürlüklerini düzenleyen ve halkın onayından geçmiş anayasanın güvencesi altındadır. 1921 Anayasası’nın eksiklerini gidermek üzere hazırlanan 1924 Anayasası,  “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” maddesiyle halk ve yönetim adına yeni bir dönem başlatmıştır.
 
Egemenliğin ve millet iradesinin güvencesi ise cumhuriyet rejimidir. Aydınlanma ve demokratikleşme adına atılan en büyük adım olan cumhuriyet, Büyük Millet Meclisi’nin vatandaşlara verdiği en büyük ve en güzel hediyedir aynı zamanda.
 
29 Ekim, Cumhuriyetimizin yıldönümüdür. Millî Mücadele sırasında “cumhuriyet”, fikir ve ideal olarak belirmiş, bu yeni rejime yönelim vuku bulmuştur. 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla millî iradeye dayalı bir yönetim söz konusu olsa da cumhuriyetin ilanı için uygun zaman beklenmiştir. Rejimin değişmesi için evvela Millî Mücadele’nin tamamlanması, düşmanın yurttan atılması gerekmektedir.
 
İlan edildiği zorlu günlerden bugüne kadar, kademe kademe demokratik nitelik kazanan cumhuriyeti yaşatacak tek güç, politikacıların siyasi ve ahlaki değerleriyle yakından ilgili olan “kamu yararı” düşüncesidir. Bu yönü ile cumhuriyet bir kişi veya zümre yararına değil, kamu yararına dayanır, ve ülkenin bu şart gözetilerek idare edilmesi esastır.
 
Eski dönemlerde yöneticileri bir avuç ayrıcalıklı kimseler seçerken, modern çağ olarak niteleyebileceğimiz günümüzde seçim hakkı bütün vatandaşlara tanınmıştır. Cumhuriyetin temel taşı olan demokrasi, asıl o zaman gerçek anlamıyla uygulanabilmiş, Türkiye’de cumhuriyet rejimi tam anlamıyla hayata geçirilebilmiştir.
 
29 Ekim 1923’te Mustafa Kemal’in kurduğu, millî egemenliğe dayalı, akılcı ve laik cumhuriyet, bu zamana kadar büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Şu bir gerçektir ki ülkemiz, İslam dünyasının demokratik, laik ve ekonomisi serbest piyasaya dayanan tek ülkesidir. Elbette Batı’da cumhuriyetin temel taşı olan demokrasiyi ülkelerinde tam anlamıyla uygulayabilen yönetimler vardır. Ancak Türkiye, hem demokrasiye verdiği önem hem de kültürel ve sosyal değerlere bağlılığıyla pek çok ülkeye örnek model oluşturan bir pozisyondadır. Bu yüzdendir ki Türki cumhuriyetler, politik anlamda ülkemizi örnek almaktadır.
 
Cumhuriyet ve demokrasi nasıl bir arada anılması gereken iki kavramsa, cumhuriyet ve çağdaşlık da o derece yakın algılanmalıdır. Zira cumhuriyet, çağdaş uygarlık hedefinde de en büyük yol göstericidir. Uğruna yıllarca savaşılan, yoluna binlerce can verilen istiklalimizin meyvesi cumhuriyet, Millî Mücadele zaferinin de en büyük sonucudur. Bu yönetim şekliyle adalet, özgürlük, eşitlik gibi yüce kavramların halk tabanına yayılması gerçekleştirilmiş, her 29 Ekim aynı zamanda bağımsızlık ve özgürlüğün bayramı olmuştur.
 
Cumhuriyet, hür bir ülke olmamızın güvencesiyse eğer ona hep birlikte sahip çıkmak, bu emaneti ebediyen yaşatmak boynumuzun borcudur. Nice 29 Ekimlere…

Nevzat PAKDİL
Kahramanmaraş Milletvekili
Türk Parlamenterler Birliği Genel Başkanı