Basın Bülteni – 2006

Türk Parlamenterler Birliği,  Sosyal Güvenlik Yasasının  kabulünden sonra yapılan   tartışmalar konusunda bugün bir bildiri yayınlamıştır. Genel Başkan Hasan Korkmazcan imzasıyla yayınlanan  bildiri şöyle:
 
Sosyal Güvenlik Yasasının  kabulünden sonra bazı basın yayın organlarında yapılan eleştiriler, konunun özünü ihmal ederek gereksiz polemiklere yol açmıştır.
 
Bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlarının emekliliklerini düzenleyen hükümler, TBMM Başkanı ve TPB Onursal Başkanı Sayın Bülent Arınç’ın gerçeklere ve hukuka uymayan eleştirilere muhatap tutulmasına vesile sayılmıştır.
 
Söz konusu düzenlemenin Sayın Bülent Arınç’ın şahsıyla ilgili ve kendisinin katılımıyla ve talebiyle  gerçekleşmiş bir düzenleme olmadığı, Yasama Organı Başkanlığı görevine ait genel bir düzenleme olduğu açıktır. Yürütme organının başı olan Başbakanlar için aynı mahiyetteki bir düzenleme yedi-sekiz yıldan bu yana yürürlüktedir. Bu konuda benzer bir itiraz hiçbir zaman yapılmamıştır.
 
Kaldı ki  beş yıl önce yürürlüğe giren Anayasa’nın 86. maddesindeki değişiklik, yasama organı üyelerinin emeklilikleriyle ilgili özel düzenlemeler yapılması  gereğini açıkça getirmiş, bu konuda eskiden yaşanan her türlü tartışmayı bitirmiştir. Bilindiği gibi Anayasanın 86. maddesi değişikliği Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçeleri doğrultusunda yapılmış milletvekillerinin ödenek, yolluk ve emeklilik haklarında  görevin ve statünün   özelliklerine göre yasal düzenleme yapılması yolunu açmıştır.
 
Bu durumda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanları ve Başbakanlar aynı zamanda milletvekili statüsünü taşıdıkları için emeklilikleriyle ilgili düzenlemelerde kamu personeli ile ilgili hükümlere tabi olmayacakları açıktır. Bütün parlamenter demokratik sistemlerde seçimle gelinen görevlerin ve yüklenilen sorumlulukların farklı özlük haklarına ve sosyal güvencelere tabi olması doğaldır. Bu durumu Anayasanın 86. maddesi bir hukuki temele de dayandırmış bulunmaktadır.
 
Açıkladığımız hukuki gerekçeler ortada iken konjonktürel sebeplerle bu konuların polemik alanı olarak seçilmesini isabetli bulmuyoruz. Sayın Bülent Arınç’ın şahsıyla ilgili olmayan bir düzenleme sebebiyle eleştirilmesini de üzüntüyle karşılıyoruz.