"AB’nin PKK konusunda tarihi bir hataya düşmeyeceğini umuyoruz"
Türk Parlamenterler Birliği Genel Başkanı Hasan Korkmazcan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, terör örgütü yandaşlarının, terör listesinden çıkarılma yönündeki başvurusunu incelemeye hazırlanan Avrupa Adalet Divanı’nı uyararak tarafsızlığını korumasını istedi. Korkmazcan, Avrupa Adalet Divanı üyelerine gönderilecek uyarı mektubu hakkında açıklama yapmadan önce küresel emperyalist terörle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
TERÖRE DESTEKTİR...
Terörün kanlı yüzünün her geçen gün gerçek kimliğini ele verdiğini belirten Korkmazcan, Belçika’daki terörist Fehriye Erdal’ın yargılanmasıyla ilgili çelişkili kararların Avrupa Birliği’nin merkezi konumundaki bir ülkede teröre destek verildiğinin açık bir ifadesi olduğunu söyledi.
TELAFER’DEKİ KATLİAM...
Korkmazcan, Telafer’de yüzlerce masum insanın öldürülmesi konusunda,"Bu terör olayında kurbanlar kadar kurbanlara saldıran güvenlik güçlerinin kimliği de önemlidir. Irak’ta bütün bu terör olayları, mezhep çatışması adı altında dünyaya anlatmaya çalışmaktadır, ama her saldırının arkasında işgal güçlerinin ihmali, kastı ve teşfiki gözle görülmektedir.
Bir taraftan güvenlik birimlerinin insanları katletmelerine müsamaha gösteriliyor, diğer taraftan 15 İngiliz askerinin esir alınması olayıyla dünya gündemi işgal ediliyor. Bu, küresel terörün dünyada hangi boyutlarda icra edilmekte olduğunu gösteren bir karşılaştırma” dedi.
OSMANLI ESERLERİ TAHRİP EDİLDİ...
Avrupa Birliği çevrelerinden "Van’ın Akdamar adasında açılan anıt müzede ibadet yapılsın" talebinin ortaya atılmasında da kötü niyetli ve çifte standartlı bir tutum bulunduğunun altını çizen Korkmazcan şöyle konuştu:
"Van’ın Akdamar adasında açılan müze, Bizanslılardan Selçuklu devletinin devraldığı bir kültür mirasıdır. Yüzyıllarca ülkemizde kültür değerlerinin korunduğunu gösteren ve Türkiye’nin duyarlılığını sergileyen bu gelişme belli çevrelerde yeni taleplerin ortaya atılmasına vesile sayılmıştır.
Zaman zaman küresel terörü de destekleyen ve Asala katliamlarını kınamayan çevreler şimdi bu müzede ibadet yapılabilmesi hakkını istemektedirler. Mahcubiyet duymadan karşılıksız tavizler bekleyenlere buradan sesleniyorum: Son 150 yılda Balkanlarda 2500’den fazla Türk Osmanlı eseri yıkıldı. Bunların birçoğu ibadethanelerdi. Yıkılan eserlerin yerine hiç olmazsa birer işaret konularak tarihe saygı gösterilmesini beklemek insanlığın hakkıdır. "Burada Osmanlı külliyesi, hastanesi, camisi, medresesi veya çarşısı vardı" denilebilseydi, yeni tahriplerin önüne geçilebilirdi. Bu eserler sadece Osmanlı eseri olduğu için vandalizm’in tahribine hedef olmuştur. Bu gerçekleri unutturmamalıyız.
Bu gelişmelerde bize karşı kullanılan ithamları, mutlaka mukabil gerekçelerle karşılamak durumundayız. Terör hangi kılıkta ortaya çıkarsa çıksın arkasında küresel emperyalist güçler vardır. Terörün zeminini oluşturmakta eylemlerini uygulamasında da bu güçlerin parmaklarını görüyoruz. Onun için önlemlerimizi bu teşhis çerçevesinde almak zorundayız. Biz teröre destek verenleri ister yargı organı, ister yasama organı, ister siyasi gruplar olsun yakından takip ediyor ve zamanında her birini uyarıyoruz. Belki bunlar bugün için etili olmayabilir ama tarihe birer not olarak girecek ve bu notlar bizim karşımızda yer alan küresel emperyalist terörle hesaplaşmamızda bir birikim oluşturacaktır."
"AVRUPA ADALET DİVANI TARAFSIZLIĞINI KORUMALIDIR"
Avrupa Adalet Divanı’nın , alacağı kararda adil olması ve ‘terörist örgüt’ ibaresi dışında herhangi bir tanımı bulunmayan PKK’yı listeden çıkarmadan önce çok iyi düşünmesi gerektiğini belirten Korkmazcan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Avrupa Adalet Divanı önümüzdeki günlerde terör örgütü yandaşlarının "PKK AB’nin terör örgütleri listesinden çıkarılsın" yönündeki başvurusunu görüşmeye hazırlanıyor. Bilindiği gibi, Avrupa Adalet Divanı, 18 Ocak 2007 tarihinde aldığı bir kararda, terör örgütü PKK’nın AB Terör Örgütleri Listesi’ne alınmasına karşı adli itiraz yolunu açarak, "örgüt yandaşlarının AB Terör Örgütleri Listesi’nden çıkarılma talebinde bulunmaya hakkı olduğu" görüşünü açıklamıştı. Bu kararın ardından örgüt mensupları tarafından yapılan başvuru ise, önümüzdeki günlerde Avrupa Adalet Divanı tarafından ele alınacak.
ABD’de 11 Eylül 2001 tarihinde gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından, "terörizme karşı mücadele, terör örgütlerinin mali gelirlerini kontrol etmek ve engellemek" amacıyla oluşturulan AB Terör Örgütleri Listesi, özellikle adli kurumların görüş ve kararları dikkate alınarak şekillendirilmektedir. Terör örgütü PKK’nın da 2002 yılı Mayıs ayında dahil edildiği AB Terör Örgütleri Listesi, her 6 ayda bir gözden geçirilmekte olup, listede değişiklik yapılması için AB Dışişleri Bakanlarının mutabakatı gerekmektedir.
Avrupa Adalet Divanı’nın terör örgütü yandaşlarının "PKK AB’nin terör örgütleri listesinden çıkarılsın" yönündeki başvurusunu kabul etmesi halinde, AB terör örgütleri listesi gerçek anlamda, amacına uygun bir liste olmaktan çıkıp, AB ülkelerinin siyasi menfaatleri çerçevesinde oluşturulan ve artık hiçbir özelliği kalmayan bir liste haline gelecektir. Bu durum da sürekli olarak demokrasiden bahseden AB’nin aslında bünyesinde bulunan bazı devletlerin menfaatleri çerçevesinde hareket eden ve doğrudan kendisini rahatsız etmediği sürece her türlü terörist örgütü görmezlikten gelen bir çıkar yapılanması olduğuna yönelik şüpheleri biraz daha güçlendirecektir. Bunun doğal sonucu olarak da, terörden çok büyük acılar yaşayan Türk halkının AB’ye karşı güveni ciddi anlamda yara alacaktır.
Terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen acımasız eylemlerde çocuk, kadın ya da yaşlı ayrımı yapılmaksızın pekçok insan hayatını kaybetmiştir. Bölge insanının cehaletinden faydalanarak varlığını devam ettiren terör örgütü, çoğu kez tek amacı çocuklara eğitim vermek olan öğretmenleri de hedef almış, onları acımasızca katletmiştir.
Terör örgütü PKK, bu acımasız terör faaliyetlerini finanse etmek için başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere her türlü illegal çalışma içerisinde yer almakta, bizzat kendi kontrolünde olan suç şebekeleri aracılığıyla uyuşturucu ticareti, kara para aklama, insan kaçakçılığı, fidye ve haraç toplama faaliyetlerini organize etmektedir.
Avrupa Adalet Divanı’nın terör örgütü PKK’nın AB Terör Örgütleri Listesi’nden çıkarılması gibi tarihi bir hataya düşmeyeceğine inanıyoruz. Aksi takdirde, Avrupa Adalet Divanı’nın PKK’nın liste dışı bırakılması yönünde alacağı bir karar, PKK’yı terör eylemlerini daha da artırması yönünde cesaretlendirecek, terör örgütünün lojistik ve maddi destek sağlamasına ve silahlı saldırılarını devam ettirmesine zemin hazırlayacak, yüzlerce masum insanın daha örgütün ölüm listesine eklenmesine sebep olacaktır.
Bu nedenle Avrupa Adalet Divanı’nın alacağı kararda adil olması ve binlerce masum insanı katleden, terörün her türlü yöntemini uygulayan, "terörist örgüt" ibaresi dışında herhangi bir tanımı bulunmayan PKK’yı listeden çıkarmadan önce çok iyi düşünmesi gerekmektedir. "
TERÖRÜ DESTEKLEYENLER BİRER MAŞADIR...
Korkmazcan, bir gazetecinin, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın, 16 Mart’ta Harp Akademilerinde yaptığı basına kapalı konuşmasında, "teröristler arasında TBMM ile irtibatı devam edenler bulunduğuna" ilişkin sözlerini hatırlatması üzerine şu açıklamayı yaptı:
"Geçmişte maalesef terörün, çeşitli kurumlarımızda açıktan destekçileri olmuştur ve buna karşı olayların ciddiyetine uygun önlemler zamanında alınmamıştır. Günümüzde de kendilerine siyasetçi kimliği yakıştırmış olan bazı kişilerin, doğrudan doğruya terör örgütünün emrinde olduğu görülmektedir.
Aslında bugün ortaya çıkan şudur: Terör örgütlerinin, uluslararası emperyalist terörün maşası olmaktan başka bir özellikleri yoktur. Yani bugün değişik ülkelerde, değişik sıfatlarla terörü destekleyenlerin hepsi, uluslararası emperyalist terörün emrindeki birer maşadan ibarettir. Bunların, hiç ummadığımız kurumların içinde de faaliyet gösterme fırsatı kolladıklarını hepimiz gözlemliyoruz"