BASIN BÜLTENİ
Türk Parlamenterler Birliği Genel Başkanı Hasan Korkmazcan, bugün yazılı bir açıklama yaparak, İskenderun da vuku bulan menfur terör saldırısı ile insanı yardım konvoyuna İsrail’in saldırısını kınadığını belirtti.
Korkmazcan’ın açıklaması şöyledir:
“İskenderun da PKK’nın yaptığı menfur terör saldırısı sonunda şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yaralı gazilerimize acil şifalar, ailelerine ve milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Son aylarda ortaya konulan terör saldırıları ile Türkiye’ye yönelik terör faaliyetlerine içerden ve dışarıdan sağlanan destekler bir gerçeği açıkça ortaya çıkarmıştır. O da şudur: Türkiye’nin uluslararası terörün maşası olarak üzerimize saldığı PKK terörüyle mücadelede çok ciddi zaaf noktaları bulunmaktadır. Bunlar; yasal alanda, yargı alanında, istihbarat alanında, güvenlik alanında, askeri alanda ve siyasi alanda görmezlikten gelinemeyecek boşluklar olarak ortaya çıkmıştır. Konu, bütün katmanlarıyla yeniden ele alınıp, yeni bir mücadele stratejisi geliştirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Başta TBMM ve hükümet olmak üzere bütün kurumlarımızın konuya yeni bir duyarlılıkla eğilme zamanı çoktan gelmiştir. Öncelikle terör karşısında terörün maşalarının ve yönlendiricilerinin zayıflık kabul edeceği siyasi ve toplumsal ortamın değiştirilmesi zorunludur. Türkiye’nin ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’dan daha fazla asker ve sivil zayiatı kontenjanı bulunmamaktadır. Terörle mücadelenin uluslar arası hukukta kabul edilen bütün vasıtaları etkin konuma getirilmelidir. Terörle mücadelenin ve terör karşısındaki kayıpların sıradanlaşmasına imkân verilmemelidir. Türkiye’nin güvenlik yönünden ikinci kümede bir ülke gibi algılanmasına göz yumulmamalıdır. Bütün sorumlular, mücadelenin Türk devletinin azim ve kararıyla, milletin desteğiyle her durum ve şart altında çözüleceği ve bunun dışında yol olmadığı gerçeğiyle artık yüzleşmelidirler.
İsrail’in uluslararası yardım konvoyuna karşı uluslararası sularda giriştiği insanlık dışı saldırı, tam bir haydut devlet operasyonuna dönüşmüştür. Yapılan saldırıyı, hiçbir uluslararası hukuk kuralı çerçevesine yerleştirmek mümkün değildir. İsrail devleti bu menfur saldırının faillerini cezalandırıncaya kadar insanlığa karşı sorumluluktan kurtulamayacaktır. Saldırı tipik bir insanlık suçudur ve uluslararası toplum tarafından bütün imkânlar kullanılarak hukuki sürecin sonuçlandırılmasını gerektirmektedir. Türkiye İsrail’le ikili ilişkilerini bu sürecin seyrine göre hiçbir tavize yer bırakmadan yürütmelidir. İsrail saldırıları karşılığını bulmadığı takdirde buna yol açan tutumlar ve davranışlar haydutlukla ve örgütlü terörle suç ortaklığı anlamına gelecektir.”
TPB BASIN BÜROSU