Kapat

1.- Bankalar tarafından müşterilerine, uluslararası Banka Hesap Numarası (İBAN) verilmektedir.. Üyelerimizin aidatlarını yatırıken problem yaşamamaları için, Birliğin İBAN numarası aşağıda verilmiştir.

2.-Bilindiği gibi 2002'de 30,00.-TL olan üye aidatları 2004 yılından itibaren 60,00.-TL'dir. Geçmişe dönük aidat borçlarının buna göre hesaplanması ve Birliğimizin aşağıdaki hesap numarasına yatırmaları,

3.-5253 sayılı Dernekler Kanunu'na göre, alınan aidatların belgesine, üyelerin T.C Kimlik numaraının yazılması gerekmektedir.

Üyelerimizin T.C Kimlik numaralarını mektup veya telefon ile Birliğe bildirmeleri rica olunur.

Tel:  0 312 420 66 21/24

TÜRK PARLAMENTERLER BİRLİĞİ

T.C Ziraat Bankası TBMM Şubesi IBAN No: TR  33 0001 0009 0303 2967326001

 

Duyuru

tbmmtv.png

Vurun milletvekiline! 

Hurriyet
 
Türkiye’de Cumhuriyet tarihi boyunca dengeler itibariyle çıkan her çatışmada, siyasal sisteme zarar vermeye çalışan çevrelerin en önemli ve en kolay hedefi, her zaman milletvekilleri olmuştur. 

Çünkü güçler dengesi itibariyle perde arkasında yaşanan mücadelelerin taraflarından, Başbakan’ın tarif ettiği ‘oligarşik bürokratik zihniyet’, elindeki gizli ya da açık silahlar sayesinde her zaman göz önünde olan siyasetçilere göre daha avantajlıdır. 
 
Nedense devletin zirvesinde yaşanan her bilek güreşinin arkasından birden, milletvekillerinin özlük hakları ve sosyal imkanları aniden(!) gündeme geliverir. Asgari ücretin üç yüz milyonun biraz üzerinde olduğu bir ülkede altı milyar lira maaş alan milletvekilinin aldığı maaş ve sağlık harcamaları oransal olarak değerlendirildiğinde arada bir uçurum varmış gibi görünebilir.
 
Ama maksadın üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğu bir ülkede maalesef, medyanın milletvekili maaşları nedeniyle siyasal sistemi zayıflatmaya yönelik kampanyaları da en hafif tabiriyle insafsızlıktır.
 
 O dahiyane başlıkları atıp, kamuoyunun dikkatini milletvekili maaşlarına çekmeye çalışan medyanın üst düzey yöneticileri de bilirler ki, milletvekillerinin aldığı maaşlar ve kazandığı sosyal haklar hikayeden ibarettir.
 
Şimdi bu satırları okuyanlar arasında her zaman Ankara’yı soygun yeri olarak gören kesimler vardır ve ‘Milletvekillerinin avukatlığına mı soyundun?’ diyeceklerdir mutlaka ama kimin ne dediğinin aslında bir önemi yok. Sadece bu yazı bir hakkın teslimi için kaleme alınmıştır.
 
Zira akşama kadar yaşantılarını ve zorluklarını gördüğümüz milletvekillerine yönelik kampanyalar bana göre tamamıyla haksızdır.
 
Devlette herhangi bir şube müdürünün karşısına çıkamayacak adamların gün boyu cirit attığı, ‘ilaç param yok, yol param yok, çocuğumu okula gönderemiyorum, kömürüm yok, işsizim’ diye Meclis’e gelen vatandaşların neredeyse hiçbiri Meclis’ten eli boş dönmez.
 
Ev kirası, çocukların okul masrafları, parti teşkilatlarının bitmez tükenmez talepleri karşısında milletvekillerinin durumu neredeyse içler acısıdır.
 
O ‘ucuz yemekler’ var diye eleştiri konusu yapılan Meclis lokantasında, her bir milletvekilinin ortalama günde 50 milyon lira yemek parası verdiği hiç dikkate alınmaz. Taşradan gelen bir seçmen, milletvekili tarafından eğer bir yemeğe götürülmesin, bakın siz o milletvekili ile ilgili seçim bölgesindeki dedikodulara. Sadece gelen gidene ikram edilen çay için günde 20 milyon lira veren milletvekillerinin her birinin eğer siyasetten önce devam eden bir işi yoksa vay hallerine.
 
İsmi bende saklı bir milletvekilinin, İstanbul’da okuyan oğluna para gönderemediği için oğluna ‘okulu bırakmasını’ söylediğinde yanındaki milletvekili arkadaşlarının para toplayıp, o milletvekilinin oğlunun okuluna devamını sağladıklarına gözlerimle şahit olduğum zaman, gazetelerde atılan başlıkların insafsızlığını bir kez daha gözlerimle gördüm.
 
Siyasiler üzerinde böyle baskılar oluşturmaya çalışan kimi medya mensuplarının özel çabaları karşısında milletvekillerinin ve Meclis yönetiminin hem sessizliği hem de bu konuda girdiği kompleksi ise anlamak mümkün değil. Sonuç itibariyle Türkiye’nin kaderini belirleyen, 70 milyonluk bir ülkenin sorumluluğunu sırtına alan milletvekillerine kimseye muhtaç olmadan geçinecekleri bir maaş vermek bu ülkenin boynunun borcudur. Meclis’in yapması gereken bu kompleksten kurtulup, kim ne derse desin milletvekillerinin hiç kimseye muhtaç olmadan adam gibi yaşayacakları imkanları milletvekillerine sağlamaktır.
 
Bu düşüncelerime eleştirel bir bakış açısı ile bakacakların sayısının hiç de azımsanamayacak kadar çok olduğunu tahmin etmek zor değil. Eleştiri sahiplerinin kimi kirli siyasetçilerin ‘deveyi hamuduyla’ götürdüğünü düşünmeleri normaldir. Ancak bu tip siyasetçi profili ‘şimdilik’ geride kaldı. Meclis’in büyük çoğunluğu, geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı yaşayan milletvekillerinden oluşuyor.

Meclis, Cumhuriyetimizin mabedidir. Milletvekillerinin her biri bizim temsilcimizdir. Hem Meclis’i hem milletvekillerinin şahsını yaralamak, sonuçta demokrasiye vurulan bir darbedir. Bu ne darbeyi vuranlara yarar sağlar ne de demokrasiyi ortadan kaldırmaya çalışanlara. 

Gelecek kaygısı ile yaşayan Milletvekillerinin geçim sıkıntısını ortadan kaldırmak konusunda Meclis yönetiminin, ‘medya ne der?’ gibi bir korkusu varsa, eleştiri sahiplerinin banka hesaplarının şöyle bir ortaya dökülüvermesi de sorunu kökünden çözmeye yetecektir!

Telif Hakkı © 2009 Türk Parlamenterler Birliği
Tüm hakları saklıdır.Tasarım Comarge.com
.