Kapat

1.- Bankalar tarafından müşterilerine, uluslararası Banka Hesap Numarası (İBAN) verilmektedir.. Üyelerimizin aidatlarını yatırıken problem yaşamamaları için, Birliğin İBAN numarası aşağıda verilmiştir.

2.-Bilindiği gibi 2002'de 30,00.-TL olan üye aidatları 2004 yılından itibaren 60,00.-TL'dir. Geçmişe dönük aidat borçlarının buna göre hesaplanması ve Birliğimizin aşağıdaki hesap numarasına yatırmaları,

3.-5253 sayılı Dernekler Kanunu'na göre, alınan aidatların belgesine, üyelerin T.C Kimlik numaraının yazılması gerekmektedir.

Üyelerimizin T.C Kimlik numaralarını mektup veya telefon ile Birliğe bildirmeleri rica olunur.

Tel:  0 312 420 66 21/24

TÜRK PARLAMENTERLER BİRLİĞİ

T.C Ziraat Bankası TBMM Şubesi IBAN No: TR  33 0001 0009 0303 2967326001

 

Duyuru

tbmmtv.png

Temel kanun olarak görüşülen, ''Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın birinci bölümü kabul edildi.

TBMM'de, Maden Kanununda değişiklik yapan tasarının görüşülmesine başlandı.

Temel kanun olarak ele alınan tasarının tümü üzerinde grubu adına söz alan MHP Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu, madencilerin çalışmalarını kolaylaştıracak hiçbir çalışma yapılmadığını öne sürdü.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının geç de olsa sektörün sorunlarını çözmek için harekete geçtiğini ifade eden Uslu, düzenlemelere bakıldığında, komisyonlarda belirtilen görüşlerin hiçbirinin dikkate alınmadığının görüldüğünü söyledi. Uslu, ''Hükümet, kanunun yanlış uygulanmasından doğan arızaları gidermeye çalışıyor'' dedi. Devletin ulusal bir madencilik politikası olması gerektiğini vurgulayan Uslu, bu politikaların üretimden pazarlamaya kadar tüm unsurları kapsamasının doğru olacağını söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam da partisinin maden sektörünün sorunlarının çözümünde çok hassas olduğunu, madencilik yaparken çevrenin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Susam, ''Hele hele zeytin ağacı hiç unutulmamalı. Çünkü bu ağaç 6 bin yıldır Anadolu topraklarında varlığını sürdürüyor'' dedi.

Kanunun en önemli görevinin, Bakanlık koridorlarında dolaşan, ''çantacı'' diye tabir edilen şahısların çalışmalarına son vermesi olması gerektiğini belirten Susam, madenciliğin teşviklerle desteklenmesinin önemini vurguladı.

BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş ise madenlerin tüm toplumun bugünün ve geleceğinin ortak malı olduğunu ifade etti. Madencilik çalışmaları sırasında
çevre, tarım ve insan sağlığının dikkate alınmadığını öne süren Karabaş, ''Temel mantık, yer altındaki zenginliklerin bir an önce yer üstüne çıkarılması şeklinde. Bu yanlış bir mantık. Hükümet, bu zenginlikleri satarak, iki yakası bir araya gelmeyen bütçeyi kurtarmaya çalışıyor'' diye konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'de altın üretiminin yüzde 300 arttığını söyledi.

Temel kanun olarak görüşülen ve Maden Kanunda değişiklik yapan tasarının birinci bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yıldız, 2003 yılında 5.29, 2004 yılında 3.26, 2005 yılında 4.17, 2006 yılında 8.04, 2007 yılında 9.92, 2008 yılında 11.02, 2009 yılında ise 14.45 ton altın üretimi yapıldığını ifade etti.

Yıldız, ''Yani 2003 yılı ile karşılaştırdığımızda altın üretimi yüzde 300 artmış durumda'' diye konuştu.

Dünya krizine rağmen yerli kömür üretiminin de arttığını belirten Yıldız, 2002 yılına göre yüzde 205 artış kaydedildiğini anlattı.

2009 yılında 102 milyon ton kömür kullanıldığını bildiren Yıldız, bunun 81 milyon tonunun yerli kömür olduğunu ifade etti.

Yıldız, ithal kömürün ağırlıklı olarak sanayide kullanıldığını dile getirdi.

Tasarının, birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, maddelere geçildi.

''Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın 6 maddesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Temel kanun olarak görüşülen tasarının birinci bölümü kapsamında yer alan maddelere göre, madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi, gerekli görülen durumlarda, ilgili kuruluşların da görüşleri alınarak ve ruhsat verilmiş alanlarda kazanılmış haklar korunarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kısıtlanabilecek. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar, ihale yoluyla aramalara açılabilecek.

Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleriyle, bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere, Orman Kanunu hükümleri uygulanacak.

Yaban hayatını koruma ve geliştirme sahalarında maden arama ve işletme faaliyetleriyle, bu faaliyetler için gerekli geçici tesislere çevresel etki değerlendirme raporunda belirlenen esaslar dahilinde izin verilecek.

İçme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren 1000-2000 metre mesafe genişliğindeki şeritte, galeri usulü patlama yapılmaması ve alıcı ortama arıtma yapılmadan doğrudan su deşarj edilmemesi şartıyla madencilik faaliyetlerine izin verilebilecek. 2000 metreden sonraki koruma alanı içinde, çevresel etki değerlendirme raporuna göre uygun bulunan maden istihracı ve her türlü tesis yapılabilecek.

Maden üretim faaliyetleriyle, bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için iş yeri açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri tarafından verilecek. İmar alanları içinde kalan madencilik faaliyetleri ise ilgili yerel merciden izin alınarak yapılabilecek.

Madencilik faaliyetleriyle ilgili, mühendislerce hazırlanan projelerin il özel idaresine verilmesi zorunlu olacak. Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunan teknik elemanlar uyarılacak. Yanıltıcı beyanların 3 yıl içinde tekrarlanması halinde teknik elemanların beyanları 1 yıl süreyle geçersiz sayılacak.

Sevk fişi olmadan maden sevkıyatı tespit edildiğinde madene el konulacak, madenin ocak başı satış bedelinin 5 katı tutarında idari para cezası uygulanacak.

Ruhsat olmadan ya da başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene el konulacak. Bu eylemi gerçekleştirenler hakkında, üretilmiş olan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan madenlerin ocak başı fiyatının 2 katı tutarında para cezası verilecek. El konulan madenler mülki idare amirliklerince satılacak, bedeli il özel idare hesabına aktarılacak.

Ham madde üretim izni olmadan üretim yapıldığının ve ham maddenin kamuya ait projelerde kullanıldığının tespit edilmesi halinde faaliyetler durdurulacak.

Tasarının görüşmelerine devam ediliyor.

Temel kanun olarak görüşülen, ''Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın birinci bölümü kabul edildi.

Genel Kurulda verilen önergelerle 2 madde ihdas edildi. Buna göre, 14 maddeden oluşan birinci bölüm 16 maddeye çıkmış oldu.

Kabul edilen birinci bölüme göre, madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi, gerekli görülen durumlarda, ilgili kuruluşların da görüşleri alınarak ve ruhsat verilmiş alanlarda kazanılmış haklar korunarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kısıtlanabilecek. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar, ihale yoluyla aramalara açılabilecek.

Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleriyle, bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere, Orman Kanunu hükümleri uygulanacak.

Yaban hayatını koruma ve geliştirme sahalarında maden arama ve işletme faaliyetleriyle, bu faaliyetler için gerekli geçici tesislere çevresel etki değerlendirme raporunda belirlenen esaslar dahilinde izin verilecek.

İçme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren 1000-2000 metre mesafe genişliğindeki şeritte, galeri usulü patlama yapılmaması ve alıcı ortama arıtma yapılmadan doğrudan su deşarj edilmemesi şartıyla madencilik faaliyetlerine izin verilebilecek. 2000 metreden sonraki koruma alanı içinde, çevresel etki değerlendirme raporuna göre uygun bulunan maden istihracı ve her türlü tesis yapılabilecek.

Maden üretim faaliyetleriyle, bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için iş yeri açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri tarafından verilecek. İmar alanları içinde kalan madencilik faaliyetleri ise ilgili yerel merciden izin alınarak yapılabilecek.

Madencilik faaliyetleriyle ilgili, mühendislerce hazırlanan projelerin il özel idaresine verilmesi zorunlu olacak. Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunan teknik elemanlar uyarılacak. Yanıltıcı beyanların 3 yıl içinde tekrarlanması halinde teknik elemanların beyanları 1 yıl süreyle geçersiz sayılacak.

Sevk fişi olmadan maden sevkıyatı tespit edildiğinde madene el konulacak, madenin ocak başı satış bedelinin 5 katı tutarında idari para cezası uygulanacak.

Ruhsat olmadan ya da başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak, üretilen madene el konulacak. Bu eylemi gerçekleştirenler hakkında, üretilmiş olan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan madenlerin ocak başı fiyatının 2 katı tutarında para cezası verilecek. El konulan madenler mülki idare amirliklerince satılacak, bedeli il özel idare hesabına aktarılacak.

Ham madde üretim izni olmadan üretim yapıldığının ve ham maddenin kamuya ait projelerde kullanıldığının tespit edilmesi halinde faaliyetler durdurulacak.

Madencilik faaliyetleriyle ilgili ruhsat verilmesi için harç ve teminat yatırılması zorunlu olacak. Ruhsat alımı, ruhsat aşamasına ve ruhsat süresine bağlı olarak hektar başına yıllık, yıllık ruhsat harcının yüzde 1'i olarak belirlenecek. Bu oranı yüzde 50 oranında artırma ve eksiltmeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Teminat miktarı 10 bin liradan az olmayacak. Bu miktar, her yıl yeniden değerlendirme oranı nispetinde artırılacak. Arama dönemi üretim izni ve üretim için işletme izni talep edildiğinde, çevreyle uyum teminatı alınacak. Faaliyetlerden sonra, sahanın çevre ile uyumlu hale getirilmesinin ardından bu teminat iade edilecek.

Maden üretiminde devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacak. Üretilen madenin ham madde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatı olacak. Bu fiyat, emsallerinden az olamayacak. Maden üretiminden alınacak devlet hakkı, yüzde 1 ile 4 arasında değişecek.

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak madencilik faaliyetlerinden devlet hakkı yüzde 30 fazlasıyla alınacak. Devlet hakkı, işletme ruhsatı harç miktarından az olmayacak.

Yeraltı işletme yöntemiyle üretim yapılması durumunda ödenmesi gereken devlet hakkının yüzde 50'si alınmayacak.

Ruhsat sahibince devlet hakkının yüzde 25'i ruhsatın bulunduğu il özel idaresine, yüzde 25'i Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına, kalan yüzde 50'si de Hazine hesabına yatırılacak.

Maden arama ruhsatının düzenlenmesinden sonraki ilk bir yıl ön arama dönemi olacak. Ön arama dönemi sonuna kadar, maden arama projesinde yer alan faaliyetlerin tamamlandığını belirten raporun hazırlanması zorunlu olacak. Söz konusu raporun ardından genel arama dönemi başlamasına hak sağlanacak. Bu dönem sonunda da faaliyetlere ilişkin rapor hazırlanacak. Aksi halde ruhsat iptal edilecek.

Arama dönemleriyle ilgili proje, arama faaliyet raporları ve diğer belgeler, yapılan çalışmaların niteliği dikkate alınarak jeoloji, jeofizik, maden mühendislerince hazırlanacak.

Maden arama projelerindeki eksikler, yapılan bildirimden itibaren 3 ay içinde tamamlanabilecek. Eksiklerini verilen sürede gidermeyenlerin teminatları iki katına çıkarılacak ve süre 3 ay daha uzatılacak. Bu süre sonunda da eksiklerini tamamlamayanların talepleri kabul edilmeyecek.

İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulması ve faaliyetlerin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir durum oluşturulduğunun tespit edilmesi durumunda maden üretimine yönelik faaliyetler durdurulacak.

Herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş alanlar ihale yoluyla aramalara açılacak. İlan süresi içinde müracaat olmaması halinde alan başka bir işleme gerek kalmadan aramalar açık hale gelecek. Ancak işletme ruhsat safhasında hukuku sona eren sahalarla, MTA Genel Müdürlüğü tarafından görünür rezervi mühürlenerek Genel Müdürlüğe devredilen sahalara bu hüküm uygulanmayacak.

Maden işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılacak. Yeraltı üretim yöntemiyle çalışan işletmelerle, en az 15 işçi çalıştıran açık işletmeler asgari bir maden mühendisini daimi olarak istihdam etmek zorunda olacak.

Daimi istihdam edilen maden mühendisi, kanun ve yönetmeliklerle belirlenen şartları taşıması kaydıyla, iş güvenliğiyle görevli mühendis veya teknik elemanların üstlendiği görev ve sorumluluğu da yerine getirecek.

Maden üretiminde, çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli güvenlik ve çevresel önlemler alınmaması durumunda, söz konusu tedbir alınana kadar, sorumluluk ruhsat sahibinin olması şartıyla, durum valiliklere bildirilecek. Bu aşamada, çevre uyum planı ile ilgili gerekli tedbirler orman idaresi ya da il özel idaresi tarafından yerine getirilecek. Yapılan masraflar, ruhsat ve çevre ile uyum teminatından karşılanacak.

Bakanlıkça, ruhsat müracaatlarına kapatılan alanlarla, havza ve kuşak madenciliğini geliştirmek ve jeolojik yapıyı aydınlatmak için herhangi bir nedenle hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş alanlarda, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğüne, arama faaliyeti için ruhsat verilebilecek.

Genel Kurulda tasarının ikinci bölümü görüşülüyor.(09.07)

Telif Hakkı © 2009 Türk Parlamenterler Birliği
Tüm hakları saklıdır.Tasarım Comarge.com
.